GENÇLİK FORUM

GENÇLERİN BULUŞMA NOKTASI...
 
AnasayfaGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Edebiyat Çeşitleri(6)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
admin serdar
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 612
Yaş : 27
Nerden : TÜRKİYE/SAKARYA
Personalized field :
Kayıt tarihi : 25/06/08

MesajKonu: Edebiyat Çeşitleri(6)   Cuma Tem. 04, 2008 9:37 pm

Tesdis


Terbî ve tahmise benzer. Ancak başka bir şairin yazdığı bir gazelin her beytinin üzerine dört dize daha ekleyerek altılı beyitler haline getirilmesiyle oluşur. Tesdis tek bir beyite de uygulanabilir. Divan edebiyatında çok az kullanılmıştır. Tahmis türünde olduğu gibi genellikle eksik gazellere uygulanır.

Tesbi

Bir başka şairin bir gazelin her beytinin matlasına 5 dize daha eklenerek yedili beyitler haline getirilmesiyle kurulur. Tahmis ve tesdis türünde olduğu gibi genellikle eksik gazellere uygulanır. Tesbi de eklenen dizelerin kafiyesi* mevcut dizelerle aynıdır.

Taşir


İkili dizelerler yazılmış bir gazelin her beytine 8 dize daha ekleyerek 10'lu beyitler haline getirilmiş gazel türüdür. Tahmis ve tesdis türlerinde olduğu gibi genellikle eksik gazellere uygulanır.
ÖRNEK Taşir Taşlıcalı Yahyâ Bey

Tezmin


İkili dizelerler yazılmış bir gazelin her beytine 6 dize daha ekleyerek 8�li beyitler haline getirilmesidir. Tahmis ve tesdis türlerinde olduğu gibi genellikle eksik gazellere uygulanır.

Muaşşer


Aynı ölçüde onar dizelik bendlerden oluşan nazım biçimidir. İlk bendin on dizesi birbirleriyle* sonraki bendlerin ise ilk iki dizesi ilk bend ile uyaklıdır. İlk beytin son bendinin her bendin sonunda aynen yinelendiği muaşşerlere "mütekerrir muaşşer" denir. Bendlerin son beytinin ilk bendin uyağına uygun olarak her bendde değişmesiyle yazılan muaşşerler ise "müzdeviç muaşşer" adıyla tanımlanır.

Muhammes


Aynı ölçüdeki beşer dizelik bendlerden oluşa nazım biçimi. İlk bendin 5 dizesi birbirleriyle* sonraki bendlerin son bir ya da iki dizesi ilk bend ile uyaklıdır. Son bir ya da iki dize* her bendin sonunda aynen tekrarlanıyorsa bu muhammese "mütekerrir muhammes"* bu dizelerin ilk bend ile yalnızca uyak yönünden uyuştuğu muhammeslere ise "müzdeviç muhammes" adı verilir. Bend sayısı 4-8 arasında değişir. Muhammeslerde çoğunlukla felsefi düşünceler* tasavvuf konuları ele alınır.




Murabba


Aynı ölçüde dörder dizelik bendlerden oluşan nazım biçimidir. Murabbalarda ilk bendin dört dizesi birbirleriyle* sonraki bendlerin son dizesi ilk bendle uyaklıdır. Son dizenin her bendin sonunda aynen yinelendiği murabbalara "mütekerrir murabba" denir. Her bendin son dizesi ilk bendle yalnızca uyak açısından benzeşiyorsa murabba "müzdeviç murabba" diye tanımlanır. Murabbaların uzunlukları 4-8 bend arasında değişir. Konuları çoğunlukla dinsel ve didaktiktir. Övgü* yergi* manzum* mektup* mersiye gibi türlerde yazılmışlardır. Murabbalarda her vezin kalıbı kullanılabilir. Halk edebiyatımızdaki koşmalara benzerler.

Müseddes


Aynı ölçüde altışar dizelik bendlerden oluşan nazım biçimidir. İlk bendin bütün dizeleri birbirleriyle* sonraki bendlerin bir ya da iki dizesi ilk bend ile uyaklıdır. İlk bendin son ya da son iki dizesi her bendin sonunda yinelenirse "mütekerrir müseddes"* sonraki bendler ile ilk bend yalnızca uyak yönünden benziyorsa "müzdeviç müseddes" adını alır. Müseddeslerin uzunluğu 5-8 bend arasında değişir. Konuları tasavvuf ve felsefedir.




Müstezat


Arapça ziyade sözcüğünden gelir. Bir gazelin her dizesine bir kısa dize ekleyerek oluşturulan şiir biçimidir. Çoğunlukla aruzun "mef�ulü/ mefailü/ mefailü/ feulün kalıbı kullanılarak yazılırlar. Her dizeden sonra bu kalıbın ilk ve son birimleri olan mef�ulü/ feûlün kalıbına uygun bir kısa dize söylenir. Eklenen bu kısa dizeye ziyade denir. Ziyadeler dizeden sayılmadığı için iki uzun iki kısa dizeden oluşan 4 dize bir beyit sayılır. Kısa dizeler okunsa da okunmasa da beytin anlamı bir bütün oluşturur. Ziyadesi bir satırdan fazla olan müstezatlar da vardır. Tez ziyadeli müstezatlara "sade" çitf ziyadeli olanlara ise "çift" adı verilir.
ÖRNEK MÜSTEZAT Nedîm

Şarkı


Divan şiirinde bestelenmeye uygun ölçü kalıpları ile yazılan ve çoğunlukla 4 dizelik bendlerden oluşan nazım biçimidir. Dörtlüklerden kurulan musammat da denebilir. Murabbaya benzer. 5 ya da 6 dizelik bendlerden de oluşabilir. Üçüncü dizeye meyan adı verilir. Ve bu dizenin anlam bakımından daha özlü olmasına dikkat edilir. Dördüncü dizeye ise nakarat denir. Aşk* sevgili* ayrılık* içki* eğlence gibi konularda yazılır. Divan edebiyatının ilk şarkı yazarı Naîlî-i Kadîm�dir. 28 şarkısıyla Nedîm de bu türün en güzel örneklerini vermiştir.
ÖRNEK ŞARKI Nâîl-i Kadîm

b. Konularına göre nazım-nesir türleri

Din dışı şiir türleri

Bahariye


Baharın gelişini* doğadaki değişimleri* çiçeklerin açmasını* kelebeklerin uçmasını konu edinen kasidelerdir. Dönemlerindeki büyük kişilere sunulup ödüllendirilmek için yazılırlar. Hemen her divanda bir bahariye bulunması geleneği vardır. Hemen her divan şairinin de bir bahariyesi vardır.

Cemreviye


Divan şairlerinin cemre düşmesi nedeniyle dönemlerindeki büyük kişilere sunmak için kaleme aldıkları kaside türüdür. Örneklerine az rastlanır. Cemrenin bahar müjdecisi olması nedeniyle bir bahariye niteliği de taşır. Cemreviyelere genellikle teşbib ile başlanır. Kasidenin diğer bölümlerinde bir değişiklik yapılmaz.

Fahriye


Divan şairlerinin kendilerini ya da bir başka şair ya da kişiyi övdükleri şiirlerdir. Genellikle kaside türünde yazılırlar. Fahriye aynı zamanda kasidelerde şairlerin kendileriini övdükleri beyitlerin bulunduğu beşinci bölüme verilen isimdir.




Mersiye


Bir ölünün ardından duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak* ölen kişiyi övmek amacıyla kalema alınan düzyazı ya da şiirdir. Kutsal günlerde* ölüm törenlerinde mersiye okuyan kişiye de mersiyehan denir. Lirik bir anlatımın egemen olduğu manzum mersiyeler genellikle terkib-i bend biçiminde yazılır. Ayrıca kaside ve terci-i bend biçiminde yazılmış manzum mersiyeler de vardır. Yahyâ Bey* Sami Fünûnî* Rahmî* Fazlî* Nisîyi* Müdâmi�nin* Kanuni Sultan Süleyman�ın oğlu Şehzade Mustafa için yazdıkları mersiyeler gibi. Ayrıca savaşlarda kaybedilen yerler için yazılan mersiyelere "vatan mersiyesi" denir. Hayvanların ölümü için yazılmış mersiyeler de vardır.
ÖRNEK MERSİYE Şeyh Galib

Medhiye


Bir kimseyi övmek için genellikle kaside biçiminde yazılan şiir ya da düzyazıdır. Az olmakla birlikte gazel* mesnevi* musammad gibi nazım biçimlerinde mediyeler de vardır. Padişah* vezir* şeyhülislam gibi devlet ileri gelenleri ya da halifelerle* başka din ve tarikat büyükleri için yazılmışlardır. Bu türün en güzel örneğini Nef�î vermiştir.
ÖRNEK MEDHİYE Nef'î

Gazavatname


Gazaname olarak da bilinir. Ordunun akınlarını* savaşları* kahramanlıkları* zaferleri anlatılan düz yazı ya da şiir biçimindeki edebi türdür. Arap edebiyatında "magazi" diye bilinir. Türk edebiyatında ilk gazavatname örnekleri 15. yüzyılda yazılmaya başlanmıştır. Kâşîfi�nin Gazaname-i Rum�u bu türün örnekleri arasındadır.

Sahilname


Divan şairlerinin İstanbul kıyıları ile buralardaki yerleşim yerlerini* yaşayış biçimlerini anlattıkları şiirlerinin genel adıdır. Örneklerine az rastlanır. Genellikle mesnevi biçiminde yazılmışlardır.

Sâkiname


Divan edebiyatında gerçek ya da mecaz anlamıyla içki ve içki alemlerinin övülerek anlatıldığı şiir türü. Mesnevilerin bölüm sonlarında bazen sakiname başlığıyla iki beyitlik küçük parçalar olarak yer alır. Türk edebiyatında 17. yüzyılda büyük gelişme gösteren sakinamelerin ilk örneğini İşretname adlı yapıtıyla Revânî vermiştir.

Kıyafetname


İnsanların fiziksel görünümlerini esas alarak karakterlerini açıklamaya çalışan eselerdir. Bu türün kıyafet bilimiyle uğraşanlarına "kayif" ya da "kıyafetşinas" adı verilir. Divan edebiyatında kıyafetnamenin ilk örneği Hamdullah Hamdi�nin ünlü Kıyafetname adlı eseridir. Bu eserde renk* boy* yanak* saç* çene* sakal* parmak gibi 26 başlık altında karakter tahlilleri yer alır. Nesîmi�nin Kıyafet-ül Firase�si de önemli bir örnektir.

Surname


Şehzadelerin sünnet* kadın sultanların evlenmeleri nedeniyle yazılan şiir ya da düzyazı biçimindeki eserlerdir. Yazıldıkları dönemin toplumsal yaşamına ilişkin bilgiler de verdikleri için tarihi bir özellik taşırlar. Genellikle mesnevi ya da kaside türündedirler. Figani�nin Kanuni Sultan Süleyman�ın oğullarının sünnetini anlattığı Suriyye Kasidesi türün en iyi örneğidir.

Hamamname


Hamamları* hamam eğlence ve sohbetlerini* hamamdaki güzelleri betimlemek için yazılan kaside* gazel* mesnevi gibi nazım eserlerdir. Divan edebiyatına ilk kez Deli Birader lakabıyla tanınan Gâzalî�nin Beşiktaş�taki bir hamamı anlatan şiiri ile girmiştir.




Şehrengiz


Bir kenti ve o kentin güzelliklerini anlatan eserlerdir. Daha çok klasik mesnevi biçiminde kaleme alınan bu yapıtlar tevhid* münacaat* na't gibi bölümlerle başlar. Daha sonra kentle ilgili bilgiler verilir ve kente övgü düzülür. Bazen bahar ve doğa betimlemeleri yapıldıktan sonra kentin güzellikleriyle ilgili beyitlere geçilir. Divan edebiyatında ilk şehrengizi yazan Priştineli Mesihi�dir.

Hicviye


Bir kişiyi* kurumu* toplumsal olayı* geleneği yeren söz* düzyazı ya da şiir türüne verilen addır. Hicviye* gazel* kaside* murabba* muhammes gibi nazım biçimleriyle yazılmıştır. Divan edebiyatında en önemli hicviyelerden biri Nef�î�nin Siham-ı Kaza�sıdır.
ÖRNEK:

KITA
Şimdi hayl-i suhan-verân içre
Nef�î mânendi var mı bir şair
Sözleri Seba-i Muallâka�dır
İmrülkays kendidir kâfir
Şeyhüslam Yahyâ

(Şair* "şairler içinde Nef�î'nin bir eşi yoktur. Onun şiirleri Kabe�nin duvarlarına asılan şiirler gibi güzeldir ve sanki o kafir* İmrülkays�ın ta kendisidir" diyor. Kafir aynı zamanda beğenmeyi ifade eder. Şeyhülislam Yahya* Nef�î�yi över gibi görünüyor ama "Seba-i Muallâka" Kabe henüz putperestlerin elinde iken oraya asılan şiirlerdir. İmrülkays ise şiirleri Kabe�de asılı ve müslüman olmayan bir şair. Sonuçta Şeyhülislam Yahya* Nef�î�yi "kafirlikle" suçluyor.)

KITA
Bize kâfir demiş mütfî efendi
Tutalım ben anca diyem Müselmân
Varılınca yarın Rûz-i Cezâya
İkimiz de çıkarız anda yalan
Nef�î

(Nef�i de bu kıtayla Şeyhülislam Yahyâ�ya yanıt veriyor. "Müftü efendi bana kafir demiş. Tutalım ben de ona Müslüman diyeyim. Ama yarın Rûz-i Ceza�da ikimiz de yalancı çıkarız. Çünkü kafir olan kendisidir.")

Hezliyat


Alaylı bir dille kaleme alınmış nazım türüdür. Kaba şakalara* taşlamalara ve sövgülere yer verilir. Hezeliyat olarak da bilinir. Hezliyatta zarif bir nükte ya da güzel bir manzum bulunur. Konu şakayla karışık alaylı bir dille anlatılır. Nev�izade Atai�nin Bahayi-i Küfri eseri bu türün örneğidir. Bayburtlu Zihni�de hezliyatın usta şairlerindendir.

_________________
@[)M!N ------>>>> $€R[)@R Y@ZICI
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://genclik.0forum.biz,   www.aybisoft.com  bütün web siteler
 
Edebiyat Çeşitleri(6)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GENÇLİK FORUM :: Eğitim :: Liseler :: Türkçe Ve Edebiyat-
Buraya geçin: