GENÇLİK FORUM

GENÇLERİN BULUŞMA NOKTASI...
 
AnasayfaGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Türk Edebiyatının Dönemleri2

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
admin serdar
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 612
Yaş : 27
Nerden : TÜRKİYE/SAKARYA
Personalized field :
Kayıt tarihi : 25/06/08

MesajKonu: Türk Edebiyatının Dönemleri2   Perş. Tem. 03, 2008 3:55 pm

5. Kitab-ı Dede Korkut


Destandan halk hikâyesine geçiş dönemi ürünüdür.

12 hikâyeden oluşur.

Eserde bir yandan Türklerin İslâm öncesi hayatları anlatılırken diğer yandan İslâm’a ait unsurlara da yer verilir.

Dede Korkut* hikâyelerin içinde adı geçen* yaşlı* bilge* meçhul bir halk ozanıdır.

Eser 15. yy.da yazıya geçirilmiştir.

Nazımla nesir iç içedir.

Kahramanlık* yiğitlik* boylar arası savaşlar* aşk* aile birliği eserde işlenen konular arasındadır.

Özellikle Deli Dumrul hikâyesinde olduğu gibi Türk aile yapısı* aile bağları* ailenin kutsallığı önemli yer tutan bir konudur.


B. Türk Halk Edebiyatı


Türk Edebiyatı* İslâmiyet’in kabulünden ve tarihindeki siyasî gelişmelerden dolayı Anadolu beylikleri* Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde iki farklı tarzda gelişme göstermiştir: ÐÐ



1. Saray* konak* medrese ve bunlara yakın çevrelerde tahsilli kişilerin yarattığı ve Arap ve Fars geleneğine dayanan Klâsik Türk Edebiyatı veya Divan Edebiyatı.



2. Eğitimleri daha çok sözlü kültür birikimine dayanan* daha çok kırsal kesime ve yeniçeri ocaklarına has olan kişilerin* din ve tasavvuf çevrelerinden olan kişilerin ve halkın kendisinin oluşturduğu ve Orta Asya geleneğine dayalı Türk Halk Edebiyatı.



Bugün de bir ölçüde yaşamakta olan Türk Halk Edebiyatı geleneği* Türklerin Orta Asya edebiyat geleneklerinin İslâmiyet ve yeni yaşayış şart ve şekilleri içinde tekabül etmiş millî edebiyatlarıdır.

Türk Halk Edebiyatı* dış yapıda ve bir ölçüde icra töresinde müştereklik gösteren muhteva ve fonksiyonları ile farklı olan Anonim (din dışı)* Aşık tarzı (din dışı) ve Tekke (dinî) edebiyatından oluşur.

Türk Edebiyatı içinde yer alan ve aynı zamanda folklorun da bir alt disiplini olarak değerlendirilen Halk Edebiyatı; edebî zevk* düşünce ve anlatım gücüne ulaşmış âşık ve tekke tarzı sahibi belli eserlerle* malzemesi dile dayalı destan* efsane* halk şiiri* mani* ağıt* türkü* bilmece* masal* halk hikâyesi* fıkra* atasözü* deyimler* tekerlemeler gibi sözlü gelenekte yaşayıp kuşaktan kuşağa aktarılan anonim ürünlerden oluşur.

Halk Edebiyatı kavramı içinde toplanan bu türlerin bir bölümü günümüzde de bazı bölgelerde dinamik olarak yaşamaktadır.

Çok zengin ve çeşitlilik gösteren sözlü edebiyattaki anlatım türleri ve manzum eserler özellikle kırsal kesimde yaşayan halkın kültür birikimini sağlamakta* duygu* düşünce ve hayal hazinelerini zenginleştirmektedir.

Doğu Anadolu bölgesinde canlı olarak devam eden Âşıklar geleneği* kahvelerde* düğünlerde* bayramlarda* sohbetleri zenginleştirirken* aynı zamanda dinleyenleri düşündürmekte ve eğlendirmektedir.

Nasrettin Hoca* Bektaşî* Laz ve benzeri tipler etrafında teşekkül etmiş ve etmekte olan fıkralar güldürürken düşündürmekte toplumu ve kişileri eleştirirken anlatanı ve dinleyenleri daha iyiye* daha güzele yöneltmektedir.

Bilmeceler yetişen genç nesillerin zihin gelişimine yardımcı olmaktadır.

Atasözleri ve deyimler eski nesillerin tecrübelerini ve tavsiyelerini yeni nesillere aktarmaktadırlar.

Millet hayatındaki* savaşlar* göçler* destanlarda anlatılmış* ölenlerin ardından yakılan ağıtlar ve her konuyu işleyen türküler kederi* neşeyi ve sevgiyi yansıtmaktadır.

Dini ve kutsî yaşayıştaki heyecan ve vecd ilâhîlerle anlatılmış* âşıklar Türk dilinin anlatım gücünü* inceliğini musiki ile dile getirerek yüzyıllarca yaşatmışlardır.

Türk halk edebiyatının başlıca özellikleri


Türk halk edebiyatı 12. yy.dan başlayarak Anadolu’da dinî ve din dışı olmak üzere iki koldan gelişmeye başlamıştır.

Halk edebiyatında daha çok şiir türünde ürünler verilmiştir.

17. yy.da halk hikâyesi ve halk tiyatrosu türlerinde de ürünler verilmiştir.



Şiirde
Nazım birimi dörtlüktür.

Ölçü* millî ölçümüz olan hece ölçüsüdür. Hecenin en çok 7’li* 8’li ve 11’li kalıpları kullanılmıştır. Fakat şehirde yaşamış* medrese eğitimi almış bazı ozanlar aruzu da kullanmışlardır.

Genellikle yarım kafiye kullanılır. Daha çok redifle ahenk sağlanır. Kafiyenin yanı sıra “ayak” da söz konusudur.

Şiirler (önceleri kopuz* şimdilerde) bağlama eşliğinde okunur.

Dil halkın kullandığı Türkçedir.

Konu* şekil ve dil bakımından dış tesirlerden uzaktır.

Nazım şekil ve türleri arasında türkü* koşma* mani* ninni* semai* varsağı* destan* ilâhî* nefes sayılabilir.

Şiirlerin konuya göre özel başlıkları olmaz. Türe ve şekle göre genel adları vardır: koşma* destan vb.

Konular* halkın sürekli iç içe olduğu* aşk* tabiat* ayrılık* hasret* ölüm* yiğitlik* din* şikâyet gibi konulardır. Daha çok somut konular işlenir.

Halk edebiyatının da kendine özgü mazmunları* mecazları vardır. Sevgilinin kaşı* gözü* yanağı* boyu her şiirde aynıdır.



Nesirde
Nesir halk edebiyatında nazma göre çok çok önemsiz kalmıştır. Çünkü duygu ve düşüncelerin kalıcılığı şiirle daha kolay sağlanmaktadır.

Nesir örnekleri arasında halk masalları* halk hikâyeleri* efsaneler* ata sözleri* deyimler* halk tiyatrosu* bilmeceler* fıkralar sayılabilir.

Bunlardan en yaygınları -tür olarak- masallar* hikâyeler ve efsanelerdir.

Ata sözü* bilmece ve deyimler zaten -halkın ürünü olmakla beraber- her alanda herkes tarafından kullanılmaktadır.



Anonim Halk Edebiyatı


Hece ölçüsünü esas alan ürünlerle* atasözü* destan* masal* hikâye* efsane* fıkra* ninni* türkü* bilmece* mani* ağıt gibi söyleyenini genellikle belirleyemediğimiz sözlü ürünler "anonim halk edebiyatı" adı altında toplanmaktadır.

Tamamen sözlü bir edebiyattır. Ürünler sözlü yolla oluşur; yine ağızdan ağıza aktarılarak yayılır.



Âşık Tarzı Türk Edebiyatı


Şiirini* aşk* doğa* kahramanlık gibi konularda* sazıyla birlikte söyleyen şairlere İslâm’dan önce “ozan”* “baksı”* “kam” denilirken* İslâm’ın kabulünden sonra “âşık” ya da “saz şairi” denmiştir. Âşık* bir yönüyle eski destan (epope) geleneği sürdüren* ama başka bir yönüyle* adının da belirttiği gibi “sevda şiirleri” (lirik türden şiirler) söylemekle görevlenmiş bir sanatçıdır.

Bu âşıkların oluşturduğu edebiyata da “âşık tarzı Türk edebiyatı” denir.

Âşık tarzı Türk edebiyatı (şiiri)* Anadolu’da XVI. yy.dan sonra -daha önce de var olmasına rağmen- anonim halk şiirinin etkisinde gelişen ve saz şairlerinin meydana getirdiği bir edebiyattır.

Önceleri anonim halk şiirinin etkisinde ve dili sade iken zamanla klâsik şiirin etkisine girmeye başlamış ve dili de buna paralel olarak kısmen sadeliğini kaybetmiştir.

Âşık edebiyatı şiirden ibarettir. Bu şiir din dışı bir şiirdir; âşık da denilen şairlerin kopuz* bağlama* cura* tambura eşliğinde söyledikleri sözlü-besteli edebiyat türüdür.

Gelişme alanları arasında kahvehaneler* asker ocakları* kervansaraylar* bozahaneler* tekkeler* konaklar vardır.

Halk âşığı sözünün yerine "halk ozanı" ifadesi de kullanılır. Halk âşıkları hemen her konuda sayısız eserler bırakmışlardır. Bu ürünlerin önemli bir bölümü okuma yazma bilmeyen âşıklarca irticalen söylendiği için unutulmuş bir bölümü de cönklerle* yazılı olarak korunmuştur.

Âşık* Türk Halk Edebiyatında XVI. yy’ın başından itibaren görülen şair tipidir.

Âşığın şairlik gücünü rüyasında pirin sunduğu “aşk badesini” içmekle ve “sevgilisinin hayalini” görmekle kazandığına inanılır. Rüyada genellikle âşık adayının karşısına bir sevgili veya saz çıkmaktadır. Rüyaların süsü ak sakallı bir derviş ve bazen bir bazen üç dolu bardaktır. Bardağın rüyada tas hâlinde görülmesine de sık sık rastlanır. Ozanlara rüyada sunulan tasların içindeki mayilere “aşk dolusu” denir. Fars Edebiyatı’nın etkisiyle bâde adını da almaktadır. Bunlar; erlik* pirlik ve aşk badesi diye adlandırılırlar.

Âşıklar* saz şairliğini usta âşıkların yanında öğrenir* sonra onlardan mahlâs alarak diyar diyar gezmeye* ellerinde saz şiirler söylemeye başlarlar.

Âşıklarımız genellikle bir usta âşığın yanında yetişirler. Ondan hem usta deyişlerini hem de sanatın icrasına ilişkin yol ve yöntemleri öğrenirler. Âşık meclislerinde* kahvelerde bu ustaların sanatlarını icra ediş biçimlerini yeterince kavradıktan sonra* ustalaşan ozanlarda kendilerine çırak alırlar ve gelenek bu şekilde devam eder.

Âşık* bilgi* duygu ve becerisini yaptığı atışmalarda gösterir. Atışmalardaki amaç; yarışmak ve kazanmaktır. Atışmalarda en az iki âşık karşı karşıya gelir. Mecliste bulunan saygın bir kişinin ya da usta bir ozanın ayak söylemesiyle atışma başlar. Ayağa uygun dörtlük söyleyemeyen âşığın yenilgisiyle atışma sona erer.

Âşık Edebiyatının başlıca unsurlarından birisini hikâye anlatma oluşturur. Saz şairleri içerisinde geleneğe bağlı olanların çoğu âşık meclislerinde hikâye anlatırlar. Bir kısım usta saz şairleri ise* bir yandan usta malı halk hikâyeleri anlatırken bir yandan da kendi düzdükleri hikâyeleri anlatırlar. Çıldırlı Âşık Şenlik* Ercişli Emrah* Sabit Müdami geleneğe bu yanıyla katkıda bulunmuş saz şairleridir.

Tunguzların* “şaman”; Moğolların ve Boryatların “bo” veya “bugue”; Yakutların “oyun” (ouioun); Altay Türklerinin “kam”; Samoyetlerin “tadibei”; Finovaların “tietoejoe” (bakıcı); Kırgızların “baksı/bakşı”* Oğuzların “ozan” dedikleri ve halk arasında büyük bir yer ve ehemmiyetleri olan bu temsilciler* toplumun yaşam biçimlerini düşünce ve duygularını* olaylara bakış açılarını şiirleriyle dile getirmişlerdir.

Aşıklık geleneği Anadolu coğrafyasında bugün de canlı olarak yaşatılmaktadır.



Âşık tarzı Türk şirinin nazım şekil ve türleri şunlardır:



Şekiller: koşma* semai* varsağı* destan.
Türler: güzelleme* koçaklama* taşlama* ağıt.


Âşık edebiyatının önemli temsilcileri:


13. yy: Yunus Emre

16. yy: Karacaoğlan* Pir Sultan Abdal*

17. yy: Köroğlu* Âşık Ömer* Gevherî* Kayıkçı Kul Mustafa* Ercişli Emrah

19. yy: Dadaloğlu* Dertli* Erzurumlu Emrah* Batburtlu Zihni* Seyrani* Ruhsati...

20. yy: Âşık Veysel* Murat Çobanoğlu* Şeref Taşlıova* Sefil Selimi...

_________________
@[)M!N ------>>>> $€R[)@R Y@ZICI
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://genclik.0forum.biz,   www.aybisoft.com  bütün web siteler
 
Türk Edebiyatının Dönemleri2
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GENÇLİK FORUM :: Eğitim :: Liseler :: Türkçe Ve Edebiyat-
Buraya geçin: